ALTIN PUSULA
Çocukluğumuzun mistik çizgi filmleri ve onların uzantısı olduğunu bize benzer sembollerle anımsatan, gitmekte olan tren çizgi filmlerin gelen treni animasyonlar. Altın pusula da son dönem çocuk filmlerinden biri. Ancak bu diğer filmlerle aynı statüde değerlendirileceğini göstermez. Bir kitap uyarlamasına iyi yönde eleştiri yapılacaksa, kitap okunmadan film izlenmelidir. Bir film asla kitap kadar ayrıntıya giremez, ki buna vakti de yoktur. Kaldı ki amaç film ile kitap karşılaştırmak da değil.
Altın pusula başlangıçta sizi alıp götürdüğü paralel dünyadan bitene kadar geri dönmenize izin vermiyor. Çocukları eğlendirecek, büyükleri ise gerek görüntü ve efekt, gerekse yarattığı nostalji hissi ile büyüleyecek bir film.
Film yalnızlık duygusunu derinlemesine hissettirmiş ve cinler ile bunu atlatmaya çalışan bir toplum işlemiş. Benim en çok dikkatimi çeken kısım da cinler oldu. İnsanın ruh, kişilik kısmının, insan dışında gelişmesi durumu insanın kendi yalnızlığı içinde boğulmakta mı, yoksa aslında kendi yalnızlığı sayesinde bunu atlatmakta mı olduğu kişinin kendi görüş alanında filmi daha rahat anlamasına imkan tanımakta. Cinler; filmde karakterlerin kişilik özelliklerini, vicdan olarak adlandırabileceğimiz iç seslerini, kendi içinde var olan çelişkilerini, kendisine olan aşkını ekranlara yansıtmakla kalmıyor aynı zaman da kesin çizgilerle ayrılmış ruhi farklılıkların başka tür canlılara uyarlanan halinin ne kadar yerine oturduğunu görmemizi sağlıyor.
Ünlü oyuncuları bünyesinde barındıran altın pusula küçük oyuncunun başarısıyla da ön plana çıkıyor. Her çocuk beğenisine açılan filmde olduğu kadar abartı sahneler içeren film izlenmeye değer.
Çoğu izleyicinin sevmediği bitişi ise gelecek diğer filmlere bağlılığı arttırmayabilir, yine de umudumuz bu yönde.
İYİ SEYİRLER

0 yorum yazilmistir